Son yıllarda Hollanda'da psikoloji okumak epey ilgi görüyor. Ben de kendi deneyimimi paylaşarak benzer bir yoldan gitmeyi düşünenlere küçük de olsa bir fikir vermek istedim. Sistemini bilmediğiniz bir ülkede yüksek lisans yapmak, ardından kariyerinizi şekillendirmek hiç kolay değil. Yeni bir düzene alışmak zaman istiyor ve bu uyum süreci başlı başına zorlu. İşin yapısını önceden bilmek, en azından bir sonraki adımı görebilmenizi sağlıyor. Aşağıda yüksek lisans ve sonrasında atabileceğiniz adımları kısaca anlatmaya çalıştım.
Yüksek Lisans (Master)
Hollanda'da iki tür psikoloji yüksek lisansı var. Bir tanesi iki yıl süren araştırma masterı. Bu program daha çok akademik kariyer hedefleyenlere uygun, çünkü doktora başvurularında bu programı bitiren öğrencilere öncelik tanınıyor.
Bir yıllık yüksek lisans programını, yani klinik masterı bitirenler psikolog unvanını alıyor. Programın ilk döneminde üniversitenin seçtiği konularda teorik dersler ve terapi yöntemlerine yönelik uygulamalı dersler birlikte yürüyor. Teorik kısımda bağımlılık, adli psikoloji, istatistik, kişilik bozuklukları gibi dersler oluyor. Terapi tarafında ise daha çok kısa süreli ve yaygın kullanılan yaklaşımlar işleniyor: şema terapi, farkındalık (mindfulness), bilişsel davranışçı yöntemler gibi. İkinci dönem büyük ölçüde teze ayrılıyor.
Yüksek Lisans Sonrası
Klinik psikoloji yüksek lisansını bitiren kişi "basis psycholoog" yani temel düzeyde psikolog unvanını alıyor. Yüksek lisansı tamamlayan her psikolog, Hollanda Psikologlar Birliği'ne (NIP) üye olabiliyor. NIP 1993'ten bu yana psikologluk mesleğini koruyan bir kuruluş; üniversite eğitimini tamamlamış olanları, kendine psikolog diyen kişilerden bu üyelikle ayırıyor.
Yüksek lisanstan sonra bir üst unvana ilerlemek isteyenler için iki yol var: GZ Psikolog ve Psychotherapeut. GZ Psikologlar dört yıllık ek bir eğitimin ardından klinik psikolog (klinische psycholoog) unvanına ulaşabiliyor.
GZ Psikolog (Gezondheidszorgpsycholoog) ve Psychotherapeut
GZ Psikolog olmak için basis psikologların hem çalışıp hem de yaklaşık iki yıllık bir eğitim alması gerekiyor. Bu programa kabul edilmek için ise öncesinde tamamlanması gereken bazı eğitimler ve elbette Hollandaca yeterliliği bekleniyor.
GZ Psikolog unvanı, kişinin belli bir deneyim düzeyine ulaştığını gösteriyor. Sigorta kapsamındaki tedavilerde (örneğin bir GGZ kuruluşunda) GZ Psikologun onayı gerekiyor. GZ Psikolog da koyduğu tanıyı klinik psikologa danışmakla yükümlü. Bu unvanın getirdiği önemli bir avantaj, seans ücretlerinin sigorta tarafından karşılanıyor olması. Hollanda'da herkesin sağlık sigortası olmak zorunda ve tedavilerin büyük bölümü ek ücret ödemeden bu sigorta üzerinden veriliyor. GZ Psikologlar dört yıllık bir eğitimden daha geçtikten sonra Klinische Psycholoog, yani klinik psikolog statüsüne geçebiliyor.
Psychotherapeut (kabaca psikoterapist diye çevirebiliriz) ise GZ Psikologdan farklı olarak üç yıllık bir eğitimden geçiyor. Çoğunlukla kişilik bozukluklarına bağlı şikayetlerin tedavisinde uzmanlaşıyorlar. Psikoterapistlerin sunduğu süreç, GZ Psikologun sunduğundan genellikle daha yoğun ve daha uzun.
İş Bulma
Hollanda'da psikolog olarak iş bulmak kolay değil; Hollandaca bilmeden ise oldukça zor. İyi tarafı şu: Hollanda'da kalabalık bir Türk topluluğu yaşıyor ve göçmenlere kendi anadillerinde terapi sunan kurumlar var. Bu kurumlarda da Hollandaca yeterliliği aranıyor, ama Türkçe bilen psikologlara da ihtiyaç duyuluyor. Dili öğrendiğinizi ve kendinizi geliştirdiğinizi gösterebilirseniz iş bulma şansınız ciddi şekilde artıyor.
Bir başka yol da kendi pratiğinizi kurmak. Bunun dezavantajı, sigortaların bu seansları karşılamaması. Yukarıda da yazdım: Hollanda'da herkesin sigortası var ve tedavilerin büyük çoğunluğu bu sigorta üzerinden gidiyor. Bu yüzden insanlar genellikle, bekleme süresi bir yılı bulsa da, ücretleri sigortadan karşılanan kurumları özel kliniklere tercih ediyor.